Unicorn’lar, Gerçekten Masalsı mı?

Son yıllarda iş dünyasında bir kelime çok sık geçiyor: unicorn. Milyar dolarlık hayallerin somutlaşmış hâli. Masallardan iş dünyasına taşan bu kelime, aslında sadece bir değerleme değil, bir zihniyetin dışavurumu. Peki biz, bu hikâyenin neresindeyiz? Sahneye çıkanlardan mıyız, yoksa yalnızca alkışlayanlardan mı? Bu kavramı sadece duymakla mı yetineceğiz, yoksa ona katkı sunacak zihinsel altyapıyı mı inşa edeceğiz?

Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu, onu inşa etmektir.

Peter F. Drucker

Masaldan Gerçeğe: Unicorn Kavramı
2013 yılında Aileen Lee adlı bir girişim sermayedarı, “1 milyar dolarlık değerlemeye ulaşan özel girişimler” için bu terimi kullandı. O dönem böyle bir şirket nadirdi; gerçekten de tek boynuzlu bir at kadar efsaneviydi. Ancak bugün dünya çapında 1500’e yakın unicorn var. İçlerinden onlarcası decacorn oldu; yani 10 milyar doların üzerine çıkan devler. Hatta daha da ölçeklenip Spacex gibi hectocorn olanları bile var. Demek ki masal büyüdü, artık bu efsane sadece Silikon Vadisi’nde anlatılmıyor; Tokyo’da, Şangay’da, Tel Aviv’de, Londra’da, hatta Lagos’ta bile yankı buluyor.

Türkiye’nin Durumu: Oyundan Lojistiğe

Türkiye de bu masala bir dipnot düşmeyi başardı. İlk dalga benim de yakından takip ettiğim refleksleri hızlı, hedefi net bir sektör olan oyun sektöründen geldi: Peak Games. Peak Games, lokal başarısını küresel vitrine taşıdı ve Zynga’ya satılarak Türkiye’nin ilk unicorn’u oldu. Arkasından Getir geldi; dakikalar içinde teslimat yapmayı vaat eden bu fikir, bir süre sonra sadece ürün değil, yatırım da taşımaya başladı. E-ticaretin güçlü oyuncusu Trendyol ise uluslararası yatırımcıların radarına girerek milyar dolarlık değerlemelerle Türkiye’nin küresel teknoloji haritasında daha görünür hale gelmesini sağladı.

Ama dikkat edelim: Bunların neredeyse tamamı tüketiciye dönük, ölçeklenebilir platformlardı. Yani teknolojiyle değil, teknolojiyi iyi kullanmakla büyüdüler. Bu bir eksiklik değil. Ama asıl mesele şu: Biz kendi yapay zekâmızı, kendi siber güvenliğimizi, kendi sağlık teknolojimizi unicorn yapabiliyor muyuz?

Bugün: Soonicorn’lar Kapıda

Bugün Türkiye’de bazı şirketler unicorn olmaya aday: Picus Security, Insider, Ikas. Uluslararası yatırım alıyorlar, büyüyorlar. Ama hala temel bir eksiğimiz var: ölçek destekleyen sistemler. Girişim kuruyoruz ama büyütme altyapımız zayıf. Bireysel başarılar var ama kolektif bir stratejimiz yok. Haziran bitmeden İngiltere, ülkenin önümüzdeki on yılını şekillendirecek sanayi stratejisini açıklamaya hazırlanıyor; çünkü artık mesele sadece yeni fikirler değil, bu fikirlerin kalıcı ve küresel oyunculara dönüşmesini sağlayacak yapıları inşa etmek.

Bir ülkenin unicorn çıkarması rastlantı değil, politikadır. İsrail’in siber güvenlik ekosistemi, Güney Kore’nin sağlık teknolojileri yatırımı ya da Hindistan’ın fintech girişimleri bunu kanıtlıyor. Bizde de bu politika şekillenmeli. Çünkü masalları gerçek kılmak, yalnızca iyi fikirlerle değil, iyi sistemlerle mümkün.

Gelecek: Unicorn’dan Sonrası

Unicorn olmak bir son değil. Aksine, daha büyük soruların başladığı yer. “Bu büyüklükle ne yapacaksın?”, “Yurt dışına açıldın ama sürdürecek misin?”, “Kâr edecek misin, etki yaratacak mısın?” gibi sorular.

Türkiye, eğer bu masalın devamını yazmak istiyorsa, sadece unicorn değil; vizyoncorn, değercorn, etkicorn üretmeli. Değeri değerlemeden ibaret olmayan girişimler yaratmalı

Yazının girişinde alıntı yaptığım ve uzun yıllar yaklaşımlarından etkilendiğim yazar ve yönetim bilimci Peter F. Drucker’ın da dediği gibi “Bir ülkenin geleceğini, nasıl iş kurduğu değil; nasıl ölçeklediği belirler.”

Türkiye artık fikri var mı sorusunu geçti. Şimdi soru şu: Bu fikirleri nasıl büyütecek? Bir sonraki Getir’i değil, bir sonraki dünya teknolojisini çıkarabilecek miyiz?

Cevap, hep birlikte yazacağımız masalda saklı.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere keyifli haftalar.

11.06.2025

Mehmet Altuğ TÜRKDALI

Ekonomik Çözüm Gazetesi

Show CommentsClose Comments

2 Comments

  • Kylie Jefferson
    Posted Kasım 9, 2018 11:06 am 0Likes

    Thank you for the wonderful updates! I like this blog a lot and always wait for more posts

    • Jenny Preston
      Posted Kasım 9, 2018 11:11 am 0Likes

      I find it fascinating how a usual post can change your creative vision. Good job!

Leave a comment