Son zamanlarda eski inanışlar, kadim uygarlıklar ve kutsal metinler üzerine oldukça fazla okuma yapıyorum. Açıkçası meseleye yalnızca tarihsel bir merak olarak da bakmıyorum. İnsanlık tarihi incelendiğinde, geçmişte anlatılan birçok hikâyenin aslında bugünün insanını, bugünün liderlerini ve bugünün toplumlarını anlatmaya devam ettiğini fark ediyorsunuz. Geçtiğimiz günlerde, Maya uygarlığının kutsal metinlerinden biri olarak kabul edilen ve yaratılış anlatılarıyla insanlığın varoluşunu açıklamaya çalışan…
Dünya çok hızlı ilerliyor. Bunu artık herkes hissediyor. Sabah kalktığımızda yeni bir uygulama, yeni bir model, yeni bir “devrim” haberiyle karşılaşıyoruz. Özellikle OpenAI ve benzeri şirketlerin geliştirdiği yapay zeka sistemleri, sadece teknoloji dünyasını değil; iş yapış biçimlerimizi, karar alma süreçlerimizi ve hatta düşünme alışkanlıklarımızı bile dönüştürmeye başladı.Ama burada durup sormamız gereken çok basit ama çok kritik bir soru var:Biz gerçekten…
Dünya, tarihinin belki de en karmaşık ve kırılgan dönemlerinden birinden geçiyor. Savaşlar artık sadece cephelerde değil; ekonomik sistemlerde, bilgi akışında, diplomatik ilişkilerde ve toplumların zihinsel dünyalarında yaşanıyor. Ancak bu çok katmanlı kriz ortamında gözden kaçan bir gerçek var: İnsanlık, bu çatışma döngüsünü kırabilecek kapasiteye sahip. Bunun yolu ise güç gösterisinden değil, stratejik akıldan ve barış odaklı liderlikten geçiyor. Bugün birçok…
BKDS Üzerinden Sahadan Bir Değerlendirme Türkiye’de faaliyet gösteren özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, son yıllarda hızlanan dijitalleşme sürecinin doğrudan muhatapları arasında yer alıyor. Ancak üzülerek belirtmek gerekir ki, bu süreç yalnızca bir dijital dönüşüm hamlesi olarak okunmamalıdır. Uygulamanın arka planında, kayıp-kaçakların önlenmesi ve daha da önemlisi, sektörün tamamına yönelik örtük bir güvensizlik yaklaşımı bulunduğu sahada açıkça hissedilmektedir. Oysa dijitalleşme; güveni…
Benim futbolla ilişkim sonradan kurulmuş bir merak değil. Futbol, hayatıma skorlar üzerinden girmedi; hisler üzerinden girdi. Bir takım tutmaktan çok, bir taraf tutma bir duruş meselesi oldu benim için. Beşiktaşlıyım. Çünkü bazı tercihler yapılmaz, insanın içine yerleşir. Çocukken bunun adını koyamazdım. Kimse bana “neden Beşiktaş” diye sormadı, ben de kendime sormadım. Çünkü içimdeki bağ, cevabı olan bir soru gibi değildi.…